uyari !

bu yazıların hangisi bana ait hangisi baskasına ait hatırlamıyorum. mail kutusunu boşaltırken herkes yararlansın diye bilgi olarak koydum. bilginize.

Mayıs 01 2009

beyazz

Ne zaman baksam iki kişisiniz
saçlarında yeniden doğuyor Artemis.
O büyülü aynayla konuşuyorsun yine
ötede gözlerin mavi krizantem çiçeği…

Çok uzakta bir yıldız kaydırağı
iğnenin deliğinden geçtiğimiz o yer.
Ellerinde büyüyor çobandeğneği sarmaşığı
yüzünde ortanca beyazlığı dolunayın…

Bir kuş öldü
ellerimde soğudu bedeni
yüreğim dondu
şimdi öbür tarafındayım aynanın…

Leylak ve menekşe lekesi
dudaklarından öperim.
Bekleme!
Dönmeyeceğim…

Bu şiirin hikayesi:

Dışarda gece boyu uzun uzun yağan yağmurun sesine gökgürültüsü karışmış,pencerenin yanındaki erik ağacının yapraksız dalları üşümüş gibi iç içe geçip büzüşmüştü.Duvarlar Mısır’ın bin yıllık uykusundaki bir firavunun üzerini örten karanlık gibi üzerini örtüyordu. Aklını kuşatan bu karanlıktan kurtulmak için uyumaya çalışıyor ama zamanla bunun olmayacağına daha çok inanarak onun adını yineliyordu.Bu acı bedenindeki tutkuyu boşaltmak isteyen bir erkeğin yalnızlığından başka bir şey değildi.

Bedeninin sıcak çukuruna iyice gömülüp düşlerine sığındı.Mavi gözlerini hiç unutmadığı o perinin yanına, aynanın öbür yüzünde gitti.Dönmemek mümkün olsa hiç dönmeyecekmiş gibi gitti.Çünkü böylesi inancının karşısında keder bile artık bir hiçti.

Orda karanlığın kovuğuna saklı yıldızlarla konuştu, sabahın alacasında esen yele bir kez daha elif dedi, kayıp bir ırmağa yarenlik eden çöl oldu.

Uzak şehirler gördü, panayırlar kurdu kalbindeki çocuğa, hiç varılmamış kıyılarına denizinin bayrağını dikti. Yunuslar çıktı yoluna karşıcı, yaşlı gemilerin dertlerine ortak oldu.

İstiridyenin yüreğindeki inci gibi gülümsedi ışığına…Işığı karanlıkta gemilerin yolunu bulduğu fener gibi hep onunlaydı öte yüzünde aynanın.

seni sevdim
saçlarına astım benliğimi
çocuklaştım
gemiler yüzdürdüm denizlerinde

seni sevdim
sabah sabah esen yel gibi
elif der gibi
sevdim seni.

Aynadan geçen bu adam sabah uyandığında tüm bunları rüya olarak anlandırıp kendini kandıracak,o bin yıllık uykusuna yine dalacaktı hayatın…

yalnızlığa dair dip not: o tek kişilik bir acı değildir derler

Temel KURT Eseridir…

Yorum Yazın